Rehberiniz-Başarıyı takvim’e bağlamak!

iyimeslek.com ailesi olarak “Başarıyı takvim’e bağlamak!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Başarıyı takvim’e bağlamak!

TAKVİM gazetesi, son bir yılda %100 tiraj artışı yaparak “tirajını en fazla yükselten gazete” oldu. Bu başarının ardındaki isim Oğuzhan Beyaz, turkey90.com””a nasıl başardığını anlattı.

OĞUZHAN BEYAZ””IN turkey90””E ÖZEL AÇIKLAMASI:

3 yıl önce görevi devraldığımda, işe personel revizyonuyla başladım…

Gazetecilik bir beyin işi olduğuna göre, insana mutlak surette önem vermek ve sıkı bir ekip ruhu oluşturabilmek için kolları sıvadım.

Personel seçiminde kriterler:

1- Hayat standardı, orta olmalı. Türkiye””nin ortalama ekonomik şartlarında yaşayan gazeteci, gazete satacağı kişinin hissettilerini hissedebilir.

Kızgınlıkları, sevinçleri, hüzünleri, ilgileri üç aşağı beş yukarı aynıdır.

2- Çalışma arkadaşlarına ve iç disipline yüzde yüz uymalı. Bu, yöneticinin zorlamasıyla olmaz. Karakteri ve yaşam felsefesi buna müsait olmalı. Yönetici ancak yönlendirebilir.

3- İşine saygı gösteren, değerini bilen, sorumluluk sahibi personel..

4- Hayatta amaçlarına ulaşmamış, bunun için gayret eden, hırslı personel..

5- Belki de en önemlisi dürüst personel. Gazeteyi yapan insanlar dürüst olmalı ki, okuyana da bunu hissettirebilsin…

6- Adı herhangi bir olaya karışmış veya birilerine angaye olmuş, mimlenmiş kişileri yazar kadrosuna sokmadım, olanları da çıkardım.

Bu kadroyu oluşturabilmek için, yaklaşık 100 kişi denendi ve nihai olarak 45 yazı işleri çalışanı belirlendi..

Sanırım başarılı olduk. Çünkü, basın camiası cadı kazanı gibidir. Herkes biribirinin ayağını kaydırmaya çalışır. Ben buna asla izin vermedim. Bu yapıda insanı barındırmadım.

Tam aksine, işi biten, işi olana yardım eder, öneri sunar…

Bu kelimeye lütfen dikkat ediniz: Mesleki konularda hata yapanı affettim, insani konularda yanlış yapanlarla ilişiğimi kestim.

Sonuçta tam bir aile ortamı sağladık…

Klasikleşmiş, bağıran, çağıran, asıp kesen bir yönetici olmadım.

Mutlu insanın, daha verimli olacağını düşündüm.

Personelimin sorunlarıyla tek tek ilgilendim, çözmeye çalıştım.

Özel sorunlarıyla bile ilgilendim…

Mümkün olduğu kadar ailelerini bile tanıdım.

Şunu hissettirdim:

Oğuzhan Bey, güleryüzlü ve yapıcıdır. Bendendir, haklarımı korur. Ama çizdiği sınırları aşarsam, beni affetmez.

YAYIN POLİTİKASI

Gazetecilik, bir bakıma duyguları harekete geçirme sanatıdır.

Okuyucu, kızacak, sevinecek, duygulanacak, gülecek, ağlayacak ve öğrenecek…

Habercilik temelini bunların üzerine bina ettik, gazetenin köşelerini buna göre oturttuk.

Türkiye””nin ortalama değerlerine sahip çıkan, metavazi ve en önemlisi okuyucusuna saygılı bir yayın politıkasıyla yola çıktık.

Dini değerler, etnik kimlikler, özel günler için son derece hassas davrandık.

En önemlisi, mümkün olduğu kadar diğer gazetelerden farklı olmaya çalıştık.

Ben farklılık olgusuna inanırım. Farklı olan heryerde kazanır..

Diğer gazetelerin yaptıklarını yapmadık, yenilikler bulduk, yapılmayan şeylere yöneldik.Nitekim, bazıları bizi taklit ettikçe, doğru yolda olduğumuza inandım.

(Sizin tabirinizle, kendimize bir yol açtık)

Tek bir okuyucuyu bile telefonda terslemedik, aksine sorununu çözdük. Mail atana, mektup gönderene cevap yazdık.

Bir kişi 10 kişiyi getirir veya bir kişi 10 kişiyi götürür gerçeğini hiç gözardı etmedik.

Günümüzde gazetecilerin maalesef en büyük yanılgısı şudur:

Vatandaş hiçbir şeyden anlamaz, koyundur. Onlara biz çobanlık yaparız!

Biz ise insanları önemsediğimizi ve onların değerli olduklarını hissettirdik.

Sırça köşklerde yaşayıp, fakirlik edebiyatı yapanları halk artık önemsemiyor.

Altı boş populizm asla yapmadık.

Türkiye””nin gerçek sorunlarına eğildik.

Ben de ortalama ekonomik şartlarda yaşayan bir insan olduğum için bu zor olmadı.

Örneğin, 2 yıl önce doğalgaz fiyatlarının aşırı pahalı bulduğumuz için bir kampanya başlattık. Bakın nasıl doğdu..

Kışın ilk aylarıydı. Doğalgaz yeni taktırmıştım.

Bir gün eve gittiğimde 200 küsur milyonluk faturayla karşılaştım.

Öfkelendim, kızdım, sinirlendim.

Bu benim başıma geldiyse, herkesin gelecek demektir..

Günlerce manşetten üzerine gittim.

Nitekim birkaç gün sonra diğer gazeteler peşimize takıldı ve doğalgaz gündemi oluştu. Sonra da fiyatları düşürmek zorunda kaldılar..

Ben ne kazanıp ne harcadığını bilmeyen biri olsaydım, muhtemelen faturam otomatik ödenirdi ve hiçbir şeyi farketmezdim.

Buna benzer birçok kampanyamız oldu.

Bir kampanyayı kredi kartı faizleri için yaptık.

Bu olayı da evine icra gelen bir arkadaşın yaşadıklarından sonra gündeme getirdik.

Çabalarımız sonucu fahiş kredi kartı faizleri aşağı çekildi.

Kanunun çıktığı gün, gelen tebrik telefonu sayısını hatırlamıyorum.

Hatta ağlaya ağlaya teşekkür edenler vardı..

Kolay gelsin

Oğuzhan BEYAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir