Rehberiniz-Bazı başarıların arkasından daha önce batmış bir işadamı çıkabilir!

iyimeslek.com ailesi olarak “Bazı başarıların arkasından daha önce batmış bir işadamı çıkabilir!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Bazı başarıların arkasından daha önce batmış bir işadamı çıkabilir!

Intercity Rent A Car’ın sahibi Vural Ak şirketini 1991 yılında kurdu. O dönemde Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde okuyan Ak, harçlığını çıkarmak amacıyla 5 yıl süreyle iki farklı araba kiralama şirketinde şöfor, satış elemanı, transfer elemanı olarak çalıştı, ardından bölge müdürlüğüne terfi etti. Araba işine çok meraklı olduğu için hiç aklında yokken bir araba kiralama şirketi kurmaya karar verdi. O zaman 21 yaşında olan Ak, nasıl olsa 5 yıllık tecrübem var ben bu şirketi kurabilirim dedi fakat işler umduğu gibi gitmedi. Şirketi yetersiz bir sermaye ile kurduğu için 2 yıl sonra battı:

‘Başkasının işlerini yönetmekle kendi işini yapmak çok farklı oluyormuş onu yaşarak gördüm. Bence her iş adamının hayatında bir kez batması gerekir, onun için akademik tecrübe oluyor. Çok şükür ben çok erken yaşta battım, 1992-1993 yıllarındaki bu çöküş bana ders verdi. Hayatın çok değişken olduğunu ve B ve C planlarının olması gerektiğini gördüm.’

EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI

1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin… O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’

Turistlere araç kiralama işi dönemsel olduğu ve turizmin durumuna bağlı olduğu için sektördeki firmalar da büyeyemiyordu. Tam o dönemde Intercity, filo kiralama işine girdi. Hiç kimsenin ilgi göstermediği büyük şirketlere giderek onları filo kiralamaya ikna etti. 1993’te yabancı bir beyaz eşya firması ile anlaşarak onlara daha düşük maliyetlerle araç kiralamaya başladı. Bu yeni yöntem şirketin 95-96 ve 97 yıllarında her yıl iki kat büyümesini sağladı.

2001 KRİZİNDE YARALANDI AMA RAKİBİ DE KALMADI

2001 krizine gelindiğinde artık bütün bankalarla çalışan firmanın müşteri sayısı da oldukça artmıştı. Fakat yaptıkları bir hata krizden zarar görmelerine neden oldu: ‘Kiraladığımız araçların bir kısmı TL kontratlarıydı, borcumuzun bir kısmı da dövizleydi. Dolayısıyla dövizin fırlaması bize çok zarar verdi. Ama baktık ki biz çok zarar ederken o tarihteki rakiplerimiz ve yeni oluşmaya başlayanlar çok daha büyük zarar gördüler, biz yaralanırken onlar öldü.’

Şirket bir iki ay boyunca değişim mi yapalım mücadeleye devam mı edelim diye düşünürken, aslında hiç rakipleri kalmadığını gördü. Onlar şu ya da bu şekilde ayakta kalmışlardı. O zaman yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiler ve 2001 krizini ikinci milat kabul ettiler. Intercity krizden tam iki ay sonra büyük bir reklam kampanyası başlattı.

REKLAMA YATIRIM YAPARAK AYAKTA KALDILAR

Intercity 8 ay sürecek reklam kampanyasında 4 büyük gazete, 16 dergi ve çok sayıda billboard’a reklam vererek 7.5 milyon dolar harcadı. Reklamlarda şirketlere satın aldıkları filoların ne kadar maliyetli olduğu, ne kadar verimsiz yönetildiği anlatıldı. Artık şirketlerin kendi işlerine odaklanmaları, yan işleri uzmanlara bırakmaları gerektiği söylendi ve ‘Araç satın almak için ayırdığınız sermayeyi gidin ana işinizde kullanın’ denildi. Reklamlar etkisini gösterdi. Intercity hayal edemeyeceği bir taleple karşılaştı. ‘Gelen müşteriyle hangi arabayı istediğini belirleyip, arabasını sipariş ediyorduk, o projeye bankadan kredi alıyorduk, arabaları satın alıp müşteriye teslim ediyorduk. Kendi içinde dönen kapalı bir projeydi ve bizim yeniden doğuşumuz oldu. 8 ayın sonunda Intercity pazardaki tek araç kiralama markası haline geldi.’

Şirket aynı sistemi bugün de uyguluyor. Ak, 1.5 aydır ülkede küçük bir krizin yaşandığını, onların reklam kampanyalarına devam ettiklerini söylüyor. ‘Kriz döneminde herkesin yaptığı en büyük yanlış reklam bütçelerini iptal etmek. Oysa öyle büyük krizlerde reklama ağırlık vermek orta vadede şirket için çok yararlı. Krizler fırsatların yolunu açıyor. Önünüze değil ileriye bakmak lazım. 2001 krizinden sonra da her sene iki kat büyüdük.’

ARTIK YABANCI ORTAKLARI VAR

Intercity 2 yıl önce Türkiye’deki ilk yabancı sermayeli araç kiralama şirketi oldu. Dünya Bankası’nın yan kuruluşu IFC (International Finance Corporation), Hollanda yatırım bankası FMO, Alman yatırım bankası KfW ve Amerikan yatırım bankası Advent TURKVEN, Intercity’e ortak oldular.

Ak, bu kadar büyük 4 bankanın gelip de Türkiye gibi bir ülkede küçük bir şirkete ortak olmalarının ilginçliğine dikkat çekiyor: ‘Bu da gösteriyor ki Türkiye’deki araç kiralama sektörünün geleceği çok geniş. Sene sonunda bizim vasıtamızla Türkiye’ye yurtdışından getirdiğimiz sermaye 250 milyon doları bulacak. Bu sıcak para değil, yatırıma dönüşüyor. Bununla araba alınıyor. Daha hızlı büyüyebiliriz. Çünkü bu iş para bulma yeteneği ile ilerleyen bir iş.’

Öger Tur ile de yaklaşık 10 yıldır işbirliği içinde olan Intercity, Öger’in Türkiye’ye getirdiği tüm turistlere ve Almanya’daki Türklere de araç kiralıyor.

SEKTÖRDE BÜYÜK OYUNCULAR 10’U GEÇMEZ

Intercity’nin araç filosunda iş adamlarının kullandığı lüks otomobillerden satış elemanlarının kullandığı ekonomik arabalara, kamyonetten minibüse kadar çok çeşitli 11 bin araç var. Bunların hepsi sabah aynı anda marşa basıyor. Kimisi kaza yapıyor, kimisi arıza, kiminin lastiği patlıyor, kimisi çukura giriyor… Bunların hepsine anında çözüm sağlamanın hiç kolay olmadığını söylüyor Ak: ‘Sürücülerin ne kadar dikkatsiz olduğu ve yolların durumu göz önünde bulundurulduğunda bu işi Türkiye’de yapmak kolay değil. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’da bakım servislerimiz var. Bu servisler 24 saat açık ve günde 500 araca bakım yapabilecek kapasitede. Bunun dışında Anadolu’yu ağlarla ördük. Yüzlerce servisle anlaşmamız var. Müşterilerimiz bir telefonla en yakın servisten en kısa sürede hizmet alıyorlar. Eğer aracın değiştirilmesi icap ediyorsa en geç üç saat içinde aracı yeniliyoruz.’

Sektöre 2001 krizinden sonra yeni alıcıların da gelmeye başladığını söylüyor Ak: ‘Sektörde 20’ye yakın oyuncu oluştu. Son yıllarda da otomobil bayileri ve galerilerin de bu işe girmeye başlamasıyla bu sayı 100’lere ulaştı. Bunların bir kısmı düzgün işletmeler bir kısmı da vergi kaçırmaya yönelik ikinci sınıf işletmeler. Fakat sektördeki büyük oyuncuların sayısı 10’u geçmez. Ama en yakın rakibimiz Intercity’nin yarısı kadar.’

Intercity’nin gerçekleştirdiği ilkler

-7 sene önce arıza yada kaza yapan aracın yerine yenisini veren ilk firma. Diğerleri bu iş için eksta ücret talep ediyordu.

-7 gün 24 saat hizmeti başlattılar.

-Geçici arabayı en geç 3 saat içinde veren ilk firma. Eskiden bu işlem 1-2 gün sürerdi.

Almanya’dan eğitim almış dört sertifikalı eğitmeni görevlendirerek toplam 4 bin 200 araç kullanıcısına ücretsiz eğitim ve sertifika verdiler.

OFF-ROAD’UN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ

Vural Ak’ın otomobillere olan merakı onu araba yarışlarına katılmaya da teşvik etmiş. 11 yıldır yarışlara katılan Ak’ın en sevdiği yarış off-road. Yarışlar bir ülkeden başlayıp başka bir ülkede bittiyor ve yarış boyunca tekerlek hiç asfalta değmiyor. Dağ, tepe, bayır, patika, ova, çöllerde geçen yarışlar sayesinde Ak, Kuzey Afrika, Arap Çölleri, Otradoğu, Rusya ve Türkiye’de pekçok yeri görmüş. 3 kez Türkiye şampiyonu olan Vural Ak, 2002 yılında da co-pilot’u Güray Karacan ile Kuzey Afrika’da dünya ikincisi olmuş.

Yazar: Burcu Özçelik

Kaynak: http://www.yenibiris.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir