Rehberiniz-Dünyayı kurtaracak gençler aranıyor!

iyimeslek.com ailesi olarak “Dünyayı kurtaracak gençler aranıyor!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Dünyayı kurtaracak gençler aranıyor!

Microsoft’un tüm dünyada düzenlediği öğrenciler arası teknoloji yarışması Imagine Cup’a başvurular başladı. 16 yaşın üzerindeki tüm öğrencilere açık olan yarışmada katılımcılar Birleşmiş Milletler’in binyıl kalkınma hedeflerinde yer alan açlıkla mücadele, çocuk ölümlerinin azaltılması, çevreyle ilgili sorunlar gibi 8 ana soruna çözüm arayacaklar. Son başvuru tarihi 4 Mart olan yarışmanın finali bu yıl New York’ta yapılacak.

MICROSOFT’un 2003 yılından bu yana dünya genelinde, 16 yaş üstü öğrenciler için düzenlediği teknoloji yarışması Imagine Cup’ta öğrenciler en fazla 4’er kişilik gruplara ayrılıp gerçek problemlere çözüm arıyorlar. Öğrenciler, yarışmada tema olarak Birleşmiş Milletler’in binyıl kalkınma hedeflerinde yer alan 8 farklı sorundan birini seçecek. Bu 8 madde; açlıkla mücadele, ilköğretim herkese ulaştırılabilmesi, cinsiyet eşitsizliğini giderecek problemler, çocuk ölümlerinin azaltılması, hamile anne sağlığının iyileştirilmesi, salgın hastalıklarla mücadele, çevreyle ilgili sorunlar ve kalkınma için küresel bir ortaklık geliştirilmesi. Öğrenciler bu konularda proje geliştirip, 4 Mart’a kadar başvuru yapabilecekler. İçlerinden 6 ekip 22 Nisan’da yapılacak Türkiye finalinde yarışacak. Kazanan ekip veya ekipler ise 8-13 Temmuz’da New York’ta yapılacak dünya finaline katılmaya hak kazanacaklar. 2003’ten bu yana yapılan dünya finalleri daha önce İspanya, Brezilya, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Fransa, Mısır ve Polonya’da gerçekleştirilmişti.

Becerilerinizi dünyaya gösterin

Geçtiğimiz yıl yapılan Imagine Cup’a 70 ülkeden 325 bin kayıt olmuş, dünya finaline ise 450 öğrenci katılmaya hak kazanmıştı.

Yarışmaya Türkiye’den ise her yıl 9.000 civarında kayıt oluyor. Öğrenciler yazılım tasarımı, oyun tasarımı, gömülü sistem tasarımı, dijital medya ve bilişim teknolojileri olmak üzere 5 kategoride yarışıyor.

Microsoft Türkiye Akademik Programlar Yöneticisi Mehmet Tunçkanat, bu tür bir yarışmaya katılmış olmanın öğrencilerin teknik becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra CV’lerinde de bir artı olacağını söylüyor:

“Klasik olarak aldıkları eğitimi uygulmaya dökebilecekleri bir fırsat bu. Örneğin iki bilgiasayar mühendisliği öğrencisi düşünün, aynı üniversitede, aynı sınıfta, aynı eğitimi alıyorlar, ikisi de benzer notlar alıyor, bu öğrenciler işe girmek için özgeçmişlerine ayırıcı bir şeyler yazmak zorundalar. Bu yarışmanın en büyük katkısı burada elde edecekleri başarıları özgeçmişlerine koymaktır. Diğer taraftan becerilerini tüm dünyaya gösteriyorlar bu onlar için çok motive edici bir unsur olmalı. Tüm dünyadan kendileri gibi öğrencilerle yarışmak, oraya gitmek de bence bir başarı, Türkiye’nin en iyisi gidiyor oraya. Tüm dünyaya kendi başarılarını gösteriyorlar.”

İki proje hayata geçti

Yarışmaya katılan projeler arasında gerçeğe dönenler de olmuş. Bunlardan biri gömülü sistemler kategorisinde yarışan ve ilk 6’ya giren tarım projesi olmuş. Toprağan ihtiyaç duyduğu miktarda tohum ya da gübre atan prototip halindeki ürün Güngör Tarım Makinaları tarafından ürün haline getirilmiş.

Hayata geçen bir diğer proje de internet üzerinden ağaç dikme projesi olmuş. L’Orientalis adı verilen proje, insanları ağaç dikmeye yöneltmek, bu konuda kolaylıklar sağlamak ve ormanları çoğaltmak fikriyle ortaya çıkmış. Projede insanlar internet üzerindeki haritalardan herhangi bir yer seçip, orada kendi adlarını taşıyan ağaçlar dikebiliyorlar.

Yarışmaya katılanlar Microsoft’ta veya Microsoft’un iş ortaklarında çalışma veya staj imkanı elde edebiliyorlar. Örneğin yarışmaya katılan öğrencilerden 4’ü Microsoft Türkiye’de, 4’ü de ABD’de merkez ofiste çalışıyor.

Mehmet Tunçkanat, sponsorların üniversitelere de fayda sağladığını vurguluyor: “Öğrenciler yarışmanın finaline kadar geliyorlarsa oradaki jüri üyesini birebir görme şansları oluyor hem öğrenciler iş teklifi alabiliyor hem de üniversitelere farklı yatırımların gelmesine neden oluyor. Örneğin VeriPark’ın genel müdürü uzun yıllardır jürimizde. Kendisi 9 Eylül Üniversitesi’nin başarısını görünce oraya bir laboratuvar oluşturmaya karar verdi. Üniversitelerden gelen öğrencileri jüri üyelerimiz gördükleri için hangi üniversitede potansiyel olduğunun farkındalar.”

Sunumdan kaybediyoruz

Yarışmada şu ana kadar Türkiye’nin aldığı en iyi dereceler gömülü sistemler ve kısa film kategorisinde ilk 6’ya girmek, yazılım tasarımı kategorisinde ilk 12’ye girmek olmuş. Mehmet Tunçkanat, sunum sırasında Türk öğrencilerin problem yaşadığını söylüyor: “Ben bir çok üniversitenin de danışma kurullarında yer alıyorum, artık müfredatlar düzenlenirken bu tür geri bildirimler sadece bizden değil, diğer tüm şirketler tarafından geliyor. Sunum teknikleri üzerine eğitimler verilmeye başlandı üniversitelerde. Ben daha da iyi olacağını düşünüyorum ama şu andaki eksikliğimizin sunumda olduğunu görüyorum. Öğrenciler çok emek veriyorlar, güzel de çözümler getiriyorlar ama tabii burada iş çözümü yapmakla bitmiyor, 20 dakikalık süre içinde bu kadar emeklerini güzel bir şekilde anlatabilmeleri lazım. Bizim taraftaki eksikliği ben böyle görüyorum. 20 dakikalık süre içerisinde fikirlerini anlatabilirlerse, yaptıkları çözümler dünyada yapılan çözümlerden farklı değil hatta bir çoğundan belki daha iyi. Bu sorunu aştığımızda çok rahat alırız.”

İngilizce konusunda da sorun yaşandığını söyleyen Tunçkanat, “Dünya finali İngilizce yapılıyor, zaman zaman İngilizce de sorun olabiliyor. Çok iyi sunum yapıp hazırlanıp, sorulara cevap verme aşamasında sıkıntı olabiliyor. Bazen sorulan soru tam anlaşılmadığıdan jürinin de kafası karışıyor” diyor.

Global bakış önemli

Tunçkanat, öğrencilere öncelikle şu tavsiyede bulunuyor: “Olaya Türkiye bakış açısıyla değil global olarak bakmalı. Dünya çapında araştırma yapmalı, belki o soruna başka bir ülkede çözüm getirilmiştir. Dünya finaline gittiğinizde jüri üyeleri farklı ülkelerden. Siz projenizi anlattığınızda jüri üyelerinden biri çıkıp ‘x ülkede bu sorun için şöyle bir çözüm var’ diyebiliyor. O nedenle iyice araştırmak lazım. Yaptıkları çözümü birileri denesin, yorumlarını yazsın, kullanan varsa kullananla görüşsünler, tüm tarafların görüşlerini alıp, sunumlarında anlatsınlar, projenin olabilirliğini ortaya koysunlar, eğer bunu yaparlarsa çok başarılı olurlar.”

Yazar: Burcu Özçelik

Kaynak: http://www.hurriyetkampus.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir