Rehberiniz-Hayatı derinden yakalamak !

iyimeslek.com ailesi olarak “Hayatı derinden yakalamak !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Hayatı derinden yakalamak !

Karanlığa doğru hapsedilmeye meyilli bu topraklarda yaşamanın bedelleri var. Konuların kısır bir döngüye itilmesi bunlardan biri mesela…

Bu ayı da aynı konuların ekseninde dolanarak tükettik. Sorunların üzeri ‘türban’la örtülmeye çalışıldı yine… AKP iktidarına göre; sorun üretenlerin tümü suni gündem yaratma peşinde.

Aslında ‘sorun yok’, sorun yaratanlar var.. Bu toplum çok konuşuyor, çook… İSO Başkanı Tanıl Küçük konuşmasın. TÜSİAD da gerekli gereksiz çıkışlar yapmasın. ATO Başkanı mı, o da sussun, ne çok konuşuyor. Hele hele halk hiç konuşmasın. Sosyal devlet mi, o da ne? Biz sadaka dağıtıyoruz ya? Halkımız bundan pek memnun… Sendikalar mı? Anarşist onlar. Ekonomide tehlike çanları mı çalıyor? İşsizlik 4.5 milyona mı ulaşmış? Küresel dalgalanma mı? Ekonomimiz sağlam bizi vurmaz.

Kalbim bu kadarına dayanabiliyor. Beni affediniz… İçim karardı, tıpkı ayçiçek gibi güneşe dönmeliyim… Birbiri ile bağlantısız görünen insanları tek bir anlam altında toplamakla başlayalım… ‘Hayatı yakalayan insanlar’ onlar… Hem de ‘derinden’… Ne dersiniz?

Fazıl Say: Karanlığa karşı direnen bir abide gibi dimdikti yine. Türkiye’de yaşadığı onca kırgınlığın ardından sustu sandılar onu. Ama O dünya prömiyerinde müziğiyle konuştu bir kez daha… Müzik eleştirmeni Jürg Huber’in sözleriyle: “O çalarken Mozart’ta oradaydı.” Topraklarımızda yetişen değerlerimize sahip çıkalım. Gelecek nesiller adına, aydınlık günler adına… İyi ki varsın Fazıl Say.

Mehmet Emre: Zürich Başkonsolosumuz Mehmet Emre ve eşi Semra Hanım’ı Fazıl Say’ın yanında gördüğüm an onları tanımış olmanın gururunu bir kez daha yaşadım. 2005 yılında ‘kanser’le mücadele ettiğim günlerde yanımdaydılar. Onlardan aldığım güç ve desteği unutamam. İster sıradan bir Türk vatandaşı olun, ister bir sanatçı, ister bir gazeteci, onlar için hiç fark etmiyor. Sizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarısınız. Ve onlar sevinçte, hüzünde sizin yanınızda. Zürich’te, Luzern’de konuştuğum Türklerin tümü Mehmet Emre’ye derin bir sevgi ve saygı duyuyor. Mehmet Emre, Türkiye’nin dünyadaki yüzlerinden biri. Başı dik, onurlu ve gururlu… 1948 İstanbul doğumlu Mehmet Emre, Alman Lisesi’ni ve Ankara SBF’yi bitirdikten sonra 1973 yılından beri Dışişleri camiasında. New York Başkonsolosluğu, Los Angeles Başkonsolosluğu üstlendiği sorumluluklardan birkaçı… Nairobi’den Viyana’ya Türkiye için, Türkiye adına… İyi ki varsınız Mehmet Emre.

Akın Öngör: ‘Hayatı derinden yakalamak’ deyince akla gelen ilk isimlerden biri. 55 yaşında bankacılık kariyerinin zirvesindeyken kendini emekliye ayırdı. Manisa Akhisar’da şarap üretiyor. Bir tekneyle Atlantik Okyanusu’nu geçti. WWF Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın yönetim kurulu başkanlığını üstlenmiş durumda. İnandığı değerlere saygı adına, Akın Öngör özü sözü bir hayat sürdüğünü bir kez daha kanıtladı. Öngör, hibrid kullanıyor. İbrahim Orhon’dan öğrendiğime göre; küresel ısınmaya karşı geliştirilen hibrid otomobillerden Türkiye’de ilk satın almak isteyenlerden biri Öngör. Aklıma ilk gelen Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso oldu. 2012 yılı itibariyle arabalardaki karbondioksit emisyonunun 120 gram/km’ye düşürülmesini isteyen Barroso nun arabası 265 gram/km yapan bir jip. İnsanın ağzından çıkanla hayatı uymuyorsa inandırıcılığı da kalmıyor. Söylediklerinin arkasında duran Akın Öngör’e de ‘İyi ki varsın!’ diyorum.

İbrahim Orhon: Toyotasa Genel Müdürü. Toyota sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevreci otomobiller geliştiriyor. Hibrid teknolojisinin 10’uncu yılını kutlayan Toyota, dünyada 1 milyon 295 bin adet hibrid araç satışıyla lider durumda. Toyota dünyamıza 10 yılda 1.426.176 ton daha az karbondioksit salımı sağlamış oldu. Orhon, çevreci araçların yaygınlaşması için Türkiye’de teşvik ve vergilerin yeniden gözden geçirilmesini bekliyor. Küresel ısınmanın ciddi tehdit yarattığı dünyamızda karbondioksit emisyonunu azaltacak çözümler üreten Toyota’ya ve onun Türkiye’deki temsilcisi Orhon’a teşekkür ediyoruz. İyi ki varsın Toyota.

Atilla Kart: CHP Konya Milletvekili. Meclisteki vekillerin çoğu seçildikten sonra kürsünün yakınına uğramıyor. Kimileriyle gecesini gündüzüne katıp arı gibi çalışıyor. İçlerinden biri Atilla Kart. Sürekli verdiği soru önergeleriyle dikkat çekiyor.Sonuçta ne mi oluyor? Dosyalar, dosyaları kovalarken, ancak tarihe notlar düşülüyor. Ama olsun, yeter ki birileri gerçeğin izini sürsün. Kart’ın verdiği soru önergelerinden biri Çalık Enerji’nin genel müdürü Osman Saim Dinç’le ilgili. Konunun özetinin özeti şöyle: ‘2531 sayılı Kamu Görevinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkındaki Kanun’a göre, emekli olsa dahi bir kamu görevlisi üç yıl süreyle, ayrıldığı kurumla aynı alanda faaliyet yürüten özel bir şirkette görev alamaz.’ Atilla Kart, Osman Saim Dinç in TPAO Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ayrıldıktan bir hafta sonra Çalık Enerji’nin başına geçtiğine dikkat çekiyor. Peki sonra ne mi oluyor? Burası Türkiye cevabı siz bulun…Halktan aldığı bir oyun hakkını vermeye çalışan CHP Milletvekili Atilla Kart, iyi ki varsınız…

Yazar: Gülçin Uysal Tahiroğlu

Kaynak: http://Platin Dergisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir