İK’cılar Z kuşağına hazır mı?

Şu an birçoğu üniversite öğrencisi olan Z kuşağı mensupları, birkaç sene içinde iş hayatında kendini göstermeye başlayacak. Önceki kuşaklardan çok farklı alışkanlıklara sahip olan bu kuşak, çalışma hayatında bazı şeyleri değiştirecek. Bunlardan biri şirketlerin kendilerini her türlü esnekliğe hazırlaması gerektiği. 

Tarihlerle ilgili tam bir anlaşmaya varılamamış olsa da çoğunluk 90’ların ortalarından itibaren doğan nesil Z kuşağı olarak adlandırılıyor. Fakat Z kuşağının 2000’li yıllarda doğanlarla başladığını söyleyenler de var.

Bu kuşağın büyük bir kısmı şu an üniversitede. Bazıları bitirmiş bile olabilir. Bir kısmı da iş hayatına erken başlamış olabilir. En kötü ihtimalle birkaç sene içinde Z kuşağı iş hayatında yer almaya başlayacak.

Z kuşağının hayata bambaşka bakacağını belirten Hugent İK Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, X kuşağının birçok açıdan geleneksel olduğunu söylüyor. Y kuşağı ise bunu kırmayı amaçlayan, biraz protest kabul edilen ve biraz da arada kalan bir kuşaktı. Z kuşağının hayatla barışık, kendine çok güvenen, hayattan ne istediğini bilen ve iş hayatında da buna göre hareket eden bir kuşak olacağını belirten Üzümcü, bu kuşağın teknolojinin içine doğduğunu söylüyor: “Bizim kullanımına zamanla alıştığımız birçok yeni teknoloji Z kuşağının çoğu için ‘çocuk oyuncağı’ durumunda. Elbette ki bunun çocukların zihinsel gelişimi ve dış dünyayı algılayışına etkisi büyük.”

Teknolojiyle iç içe büyüyen bir kuşak iş hayatına atılınca alışkanlıklar da değişecek. İş yapış şekillerinin tümü teknolojik altyapıya sahip hale gelecek. Üzümcü, geleneksel ast-üst ilişkilerinin yerini çok daha yakın ve geçirgen, saygıyı koruyan ama prosedür ve kalıpların olmadığı, dış görünüş ve şekilden çok ne üretildiği, yaratıldığı ile ilgilenen bir yapının alacağını söylüyor: “Z kuşağı mensubu çalışanlar, firmaya ne katacağı, nasıl faydalı olacağı ve bunun karşılığında firmanın onlara ne kazandıracağı konusunda çok açık olmak isteyeceklerdir. Bizim işe başladığımız yıllardaki gibi iş öğrenmek, deneyim kazanmak adına kendinden ödün vermek, yöneticilerin isteklerini karşılamaya çalışmak, yerine göre sessiz kalmak gibi durumlar Z kuşağı için hayal bile edilemez olacak.”

İK’cılar uyum sağlamalı

Yeni kuşak yeni alışkanlıklar demek. Bunlara uyum sağlama konusunda insan kaynakları çalışanlarının da hazır olması gerekiyor. Öncelikle kendilerini bu kuşağı anlama, beklentilerini hissedebilme ve gerekli aksiyonları alabilme konusunda geliştirebilmeliler. İnsan kaynakları departmanlarının bir süredir hazırlık yaptığını ancak daha yapılması gereken çok şey olduğunu belirten Üzümcü özellikle X kuşağının Z kuşağı ile çalışmasının zor olacağını düşünüyor: “3 kuşak da birbirinden öğreneceği şeyler olduğunu kabul eder ve farklı bakış açılarını birleştirebilmeyi, en azından tartışabilmeyi becerirse, çok verimli sonuçlar çıkabilir.”

Z kuşağı için hızlı aksiyon alabilen, yapılan işin sonuçlarının çabuk alınabildiği, her açıdan esnek, verimliliğin ve üretkenliğin yüksek olduğu, dinamik sektörler ve işler cazip. Bu beklentileri çok net olacak ve karşılanmadığı taktirde çok çabuk iş değiştirebilirler. Şu an üzerinde konuşulan, çalışılan birçok şey onlara sıkıcı geleceği için bazı konulara dikkat çekmek de zor olacak. Motivasyonlarını ve dikkatlerini üst seviyede tutmanın zor olduğu bu kuşakla ilgili olarak şirketlerin kendilerini her türlü esnekliğe hazırlaması gerekiyor. Bu kuşağa ayak uyduramayan şirketlerin, zamana da ayak uyduramayacağını belirten Üzümcü yalnızca şirket personeli değil, şirketin tedarikçileri, müşterileri, hedef kitlesi, pazar-lama stratejileri içinde de Z kuşağı olmaya başlayacağını söylüyor: “Dolayısıyla ister istemez ayak uydurmak zorunda. Diğer şirket-lerle olan rekabeti de unutmamak lazım.”

Yazar: Zeynep Mengi
Kaynak: http://www.yenibiris.com/HuriiyetIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir